Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:
“AK Parti Rize İl Danışma Meclisi toplantısının Rize için Rizeli tüm kardeşlerimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Her birinize samimi sevdanız ve vefanız için teşekkür ediyorum. Bugün ana baba ocağım Rize'mizde yine dolu dolu bir gün geçiriyoruz.
Cuma namazından sonra valilik meydanında hem bizleri bağrına basan hem şehirlerimizle kucaklaştık. Hem de toplam yatırım bedeli on milyar lirayı bulan eser ve hizmetlerin resmi açılışını gerçekleştirdik. Aynı törende yirmi altı projemizin açılışını yaparken üç yeni yatırımın da temelini attık.
Hizmete verdiğimiz ve temelini attığımız tüm projelerin Rize'mize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Tamamlanan yatırımların şehrimize kazandırılmasında emeği geçen bütün kurumlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Rize'ye söz verdiğimiz diğer projelerimizin takibini de yakından takip ediyoruz.
Başta şehir hastanemiz olmak üzere bu yatırımları da inşallah ilimiz ve hemşehrilerimizin istifadesine sunacağız. Her zaman söylüyorum biz hamaset yapan değil eserleriyle konuşan hizmetleriyle konuşan bir hareketiz. Diğer seksen ilimizde olduğu gibi Rize'de de bugüne kadar hep eserlerimizle yatırımlarımızla icraatlarımızla konuştuk.
Yaptıklarımızla yetinmedik. Tam tersine hep kendimizle yarıştık. Çıtayı nasıl daha yukarıya taşırız nasıl daha güzele daha iyiye erişiriz şehirlerimizi nasıl daha estetik daha bayındır hale getirebiliriz bunun hesabı içerisinde olduk.
Bugün de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Rizeli kardeşlerimizle birlikte seksen altı milyonu huzur ve refah içinde yaşatmanın mücadelesini veriyoruz. Sizlerin desteği ve doğasıyla inşallah bu şuurla çalışmaya devam edeceğiz.
Kıymetli yol ve dava arkadaşlarım biliyorsunuz 14 Ağustos'ta AK Partimizin 25. kuruluş yıl dönümünü başkent millet bahçemizde yüzbinlerin katıldığı tarihi bir mitingle kutladık. Bu vesileyle hem teşkilatımızla hem de milletimizle kavlimizi yeniledik.
Eser ve hizmetlerle dolu 25 yıllık karnemizi halkımıza takdim ederken gelecek çeyrek asra yarım asra dair vizyonumuzu da paylaştık. Şunu bir defa sizlerin ve Rize'i hemşehrilerimizin bilmesini isterim. Milletimize hizmet heyecanımızdan hiçbir şey eksilmedi.
Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Yorulmadık, usanmadık. İlk günkü gibi bu millete bu ülkeye sevdalıyız.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Türkiye'nin en dinamik en vizyoner ufku itibariyle en açık kadrolarına biz sahibiz. Tecrübeyle dinamizmi birleştirerek Derviş Yunus'un o veciz ifadesiyle her gün yeniden doğarak her dem taze kalarak yolumuzda yürüyoruz. Büyük hayallerimiz ve hedeflerimiz var.
Milletimizi fazlasıyla layık olduğu o mutlu ve müreffeh yarınlara ulaştırmakta Allah'ın izniyle kararlıyız. Şunu bugün gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Mücadeleyle geçen 25 yılın sonunda Türkiye ekonomiden savunma sanayine, sağlıktan teknolojiye, tarımdan turizme her alanda artık sağlam bir zemine oturmuştur.
Bu sağlam zemin üzerinde Türkiye yüzyılının inşası da başlamıştır. İnanıyorum ki Türkiye yüzyılının inşası mutlaka gerçekleştirilecek. Ülkemizi bir dünya devi yapma iddiamıza her gün biraz daha yaklaşacağız.
25 sene evvel ülkemizin büyük potansiyelini nasıl harekete geçirdiysek aynı şekilde başlattığımız stratejik hamleleri de inşallah tamamlayacağız. Elbette bu vizyondan rahatsız olanlar vardır. Türkiye'nin harekete geçmesi, ayağa kalkması, böylesine bir gidişle barış ve adalet için öne atılması masumların kanından beslenenlerin işine gelmiyor.
Ülkemizin ihtilaflar yerine ittifakları büyütmesi, istikrarsızlıktan nemalanan şer odaklarını huzursuz ediyor. Bu hazımsızlıklarını son zamanlarda açıkça belli etmeye başladılar. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz.
Ülkemizin terör gibi yarım asırlık prangalarından kurtulup kardeşliğini güçlendirecek olmasının kimlerin oyununu bozduğunu çok iyi biliyoruz. Onlara diyoruz ki ne yaparsanız yapın, suları tersine akıtamazsınız. Kardeşlerim yeri gelir dirilir pınar oluruz.
Yeri gelir irkilir ırmak oluruz. Yeri gelir güller çağlayan oluruz. Ama önümüzün kesilmesine asla müsaade etmeyiz.
Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla, 86 milyon olarak hep beraber mutlu, huzurlu, müreffeh ve aydınlık bir istikbale yürümemize sert çekilmesine izin vermeyiz. Biz ülkemizin içinde olduğu gibi çevremizde de bölgemizde de dünyada da huzurun, barışın, istikrarın, demokrasinin hakim olmasını istiyoruz. İnşallah bunu gerçekleştirmeden de durmayacağız.
Bütün tahriklere rağmen, bütün engellemelere rağmen eğilmeden, bükülmeden, tuzaklara düşmeden yolumuzda sabırla ilerleyeceğiz. Kardeşlerim burada bir gerçeği de açıkça ifade etmekte fayda görüyorum. Madem bölgemiz ve dünya yüzyılda bir denk gelen çok kritik küreslerden geçiyor, öyleyse siyasetin de kendini buna adapte etmesi gerekiyor.
Bakınız sadece lafla, sadece kuru hamasetle, sadece hakaret senfonisiyle hiçbir yere varılamaz. Merkezinde insan olmayan, dürüstlük olmayan, eser ve hizmet üretme kaygısı olmayan bir siyasette ne ülkeye ne de millete hayır gelmez. Siyaseti kariyer kapısı, rant kapısı, şahsi ikbal kapısı olarak görenlerin de Türkiye'ye hiçbir faydası dokunmaz.
Son dönemde belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlık skandalları bunu çok net biçimde göstermiştir. Kimin milleti ve memleketi düşündüğü, kimin de sadece kesesini, sadece kariyerini, heva ve hevesini düşündüğü ayan beyan ortaya çıkmıştır. Şunun bilinmesini isterim ki, Türkiye'nin artık böyle bir siyaset biçimine tahammülü de toleransı da yoktur.
Ülkemize ve milletimize sürekli maliyet üreten bu zihniyetten kurtulmanın vakti çoktan gelmiştir. Türkiye'yi istismar siyasetinden olduğu gibi salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinden de kurtarmak zorundayız. Görüş ayrılıklarını, siyasi farklılıklarını korurken, diyalog zeminini güçlendirecek, hizmette ve eserde yarışı esas alacak.
Milli menfaatler söz konusu olduğunda ortaklaşacak. Daha kuşatıcı, daha uzlaşmacı bir yaklaşıma ülkemizin ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Temennimiz muhalefet cenahında da bu ihtiyacın farkına varılmasıdır.
Tabii ki birbirimize eleştirilerimiz olabilir. Doğru bulmadığımız, eksik gördüğümüz, yanlış dediğimiz konular da olabilir. Hatta bazı meselelerde rezervlerimiz, endişelerimiz de olabilir.
Ama bunların hiçbiri mesele Türkiye olduğunda, mesele demokrasimiz olduğunda, Türk milletinin ezeli ve ebedi kardeşliği olduğunda bir araya gelmemize engel teşkil etmemelidir. Bizim bir süredir dile getirdiğimiz Ankara merkezli siyaset çağrımızın arka planında işte bu tasavvur vardır. Büyük Türkiye mutabakatı.
Bunu söylerken kastımız budur. 86 milyonun birliği, beraberliği, kader ortaklığıdır. Aynı idealler etrafında kenetlenmesidir. Şimdi değerli kardeşlerim, Terörsüz Türkiye sürecimizde Cumhur İttifakı olarak bu yolda tarihi bir adım attık. Şurası çok önemli. Meclisimizde 467 oy gibi daha önce görülmedik geniş bir uzlaşıyla bize çok güçlü bir destek çıktı.
Milletimiz terör defterinin bir daha açılmamak üzere tamamen kapanması noktasında kararlı bir duruş sergiledi. Hal böyleyken bu konuyu parti çıkarları için polemik malzemesi haline getirmek, tahrip edici eleştirilerde bulunmak büyük bir sorumsuzluktur. Şehitlerimizin kanı, gazilerimizin fedakarlıkları üzerinden siyaset yapmak büyük bir vicdansızlıktır.
Tek kelimeyle şuursuzluktur. Herkes Adlı Selim'le hareket etmeli, toplumun sinir uçlarıyla oynamak yerine Türkiye'yi merkeze alan bir siyaset izlemelidir. Özellikle Türkiye'nin tökezlemesinden medet umanlara malzeme verecek eylem ve söylemlerden uzak durulmalıdır. Tekrar söylüyorum. Ülkemizin gelecekle ilgili büyük hedeflerini kovalamak dışında bir seçeneği yoktur.
Çünkü vazgeçersek ülkemiz altın değerinde yıllarını kaybeder. Çünkü geri adım atarsak Türkiye'nin istikbali olan gençler kaybeder. Türkiye'nin kaybetmesini, patinaj yapmasını isteyenlere rağmen bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Unutmayın tarih bizden bunu bekliyor. Millet bizden bunu bekliyor. Türkiye'nin başarısı için dua eden mazlumlar bizden bunu bekliyor.
Çok çalışmamız çok ter dökmemiz gereken bir dönemdeyiz. Bütün teşkilatımdan canla başla çalışmalarını bekliyorum. Omuzlarınızdaki ağır yükü, ağır sorumluluğu hakkıyla taşıyacağınızdan en ufak bir şüphe duymuyorum.
Emekleriniz için şimdiden sizlere teşekkür ediyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Tam 25 yıldır dost doğru yürüdüğümüz zorlu yolculukta bu kardeşinizi asla yalnız bırakmadığımız için hepinize şükranlarımı sunuyorum.
Ebediyete itihar eden kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle iade ediyorum. Rize İl Danışma Meclis toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, sizleri Allah'a emanet ediyor, hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Inşallah yeniden görüşünceye kadar kalın sağlıcakla.”
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 siyasetten.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.