Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ardından yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin NATO'nun dönüşüm sürecinde kilit rol üstlendiğini belirterek, savunma harcamalarının 2030'dan önce yüzde 3,5 seviyesine çıkarılacağını, Çelik Kubbe Projesi için ise 24 milyar dolarlık ilave bütçe ayrıldığını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin başarıyla tamamlandığını belirterek, zirvenin Türkiye'nin küresel güvenlik mimarisindeki konumunu ve diplomatik kapasitesini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen zirveye NATO üyesi 32 devlet ve hükümet başkanının yanı sıra yaklaşık 100 bakan, üst düzey diplomat, uluslararası kuruluş temsilcisi ve davetlinin katıldığını ifade etti.
Zirve sürecinde güvenliğin en üst seviyede sağlanması ile vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunması arasında hassas bir denge gözetildiğini belirten Erdoğan, alınan güvenlik, ulaşım ve koordinasyon tedbirlerinin şehir hayatını aksatmayacak şekilde planlandığını kaydetti.
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nin uluslararası medya merkezi olarak hizmet verdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2 bin 500'ü aşkın basın mensubunun zirveyi takip ettiğini, TRT koordinasyonunda 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla Ankara Zirvesi'nin tüm dünyaya ulaştırıldığını söyledi.
Ankara halkına misafirperverliği dolayısıyla teşekkür eden Erdoğan, zirvenin sorunsuz şekilde gerçekleştirilmesine katkı sunan güvenlik güçlerinden sağlık ve ulaşım personeline, teknik ekiplerden protokol görevlilerine kadar emeği geçen herkese şükranlarını iletti.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'ye de hazırlık ve organizasyon sürecindeki iş birliği için teşekkür eden Erdoğan, "Küresel güvenlik mimarisinin büyük güç rekabeti, hibrit tehditler, bölgesel krizler ve yeni teknolojilerle yeniden şekillendiği bir dönemde icra edilen bu zirve, ülkemizin küresel güvenlik mimarisindeki merkezî rolünü, diplomasi kapasitesini ve müttefiklik sorumluluğunu bir kez daha ortaya koymuştur." ifadelerini kullandı.
"NATO 3.0" vizyonunun Avrupa'nın savunma kapasitesini güçlendirmeyi ve ittifakı yeni döneme hazırlamayı hedeflediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye ise sahip olduğu askerî kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayisi kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde NATO'nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır." dedi.
Erdoğan, Savunma Sanayisi Forumu ile başlayan zirvede ortak üretim, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, savunma teknolojilerinde eş güdüm ve müttefikler arasındaki iş birliği imkanlarının ele alındığını belirtti.
Zirve kapsamında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile ikili görüşmeler gerçekleştirdiğini bildiren Erdoğan, bu temaslarda savunma sanayisi, ticaret, enerji, güvenlik, Avrupa-Atlantik güvenliği, Rusya-Ukrayna savaşı, İran-ABD süreci, Gazze, Libya, Suriye ve bölgesel istikrar gibi başlıkların ele alındığını aktardı.
Erdoğan, zirve marjında Birleşik Krallık ile Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Anlaşması'nın imzalandığını, Kanada ile Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin de başlatıldığını açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Erdoğan, "Özellikle zirve vesilesiyle ülkemize resmî ziyaret gerçekleştiren kıymetli dostum ABD Başkanı Sayın Trump ile gerçekleştirdiğimiz yapıcı ve verimli görüşmelerin, millî muharip uçağımız KAAN ve F-35 programı başta olmak üzere savunma sanayisi alanında ülkemizin beklentilerine uygun somut neticelere vesile olacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı.
Ankara Zirvesi Sonuç Bildirisi'nde Washington Antlaşması'nın 5. maddesi ile kolektif savunma ilkesine bağlılığın yeniden teyit edildiğini belirtenCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bildiride savunma ticaretindeki engellerin kaldırılması, 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik anlaşmaları, Ukrayna'ya askerî teçhizat, yardım ve eğitim desteği ile savunma sanayisi kapasitesinin artırılmasına yönelik kararların yer aldığını söyledi.
Yapay zeka, siber güvenlik, uzay, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler ve derin hassas vuruş kabiliyetlerinin de ittifakın öncelikli çalışma alanları arasında bulunduğunu belirten Erdoğan, "Türkiye olarak biz de sahip olduğumuz tecrübe, askerî kabiliyet ve gelişen savunma sanayisi altyapımızla bu sürece en güçlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz." açıklamasını yaptı.
Türkiye'nin NATO içindeki konumuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, yalnızca ev sahibi ülke değil, İttifakın savunma, diplomasi ve kriz çözme kapasitesine doğrudan katkı sunan kilit bir müttefiktir." değerlendirmesinde bulundu.
Savunma harcamalarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Erdoğan, "Savunma harcamalarımızı 2030'dan önce yüzde 3,5 seviyesine çıkarma irademizi ortaya koyduk. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise halihazırda yüzde 1,5'lik bütçe payına ulaşmış durumdayız." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, "Çelik Kubbe Projesi için hava ve füze savunma kabiliyetlerine 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdığımızı da ifade ettik." dedi.
Türkiye'nin dış politika yaklaşımına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşında barış için iletişim kanallarını açık tuttuklarını, İran-ABD sürecinde diplomasi ve itidali desteklediklerini, Gazze, Lübnan ve Libya'da ise ateşkes, istikrar ve çok taraflı iş birliği yaklaşımını savunmaya devam ettiklerini belirtti.
Erdoğan açıklamasını, "İki günlük yoğun Ankara Zirvesi, Türkiye'nin NATO'nun güvenlik gündemine yön veren, krizlerde diyalog kanallarını açık tutan, bölgesel barış perspektifini koruyan ve savunma sanayisi kapasitesiyle İttifakın dönüşümüne somut katkı sağlayan merkezî bir aktör olduğunu göstermiştir." sözleriyle sürdürdü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak müttefiklerimizle iş birliğimizi güçlendirmeye, küresel barış ve güvenliğe katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 siyasetten.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.